3 Temmuz 2007 Salı

İZMİR GÜNLÜĞÜ

İzmir'in sıcak gecelerinden birinde Bostanlı'ya deniz kenarına gece pikniğine gittik.Ege de orada gecenin hayaleti oldu.Ve bu fotoğrafı çektirdi.Yerim ben böyle hayaleti olsa olsa Casper olur.

Mc.Donald's da başka bir gün.O gece rüyasında bu palyaço ile başka bir palyaçoyu korkunç bir şekilde görmüş.Daha doğrusu kabusunda baş rol oynamış bu palyaço.Şimdi bu resme bile bakmak istemiyor.İnşallah blogtan sil diye tutturmaz.


Şımarıklığın bu kadarı....Amcasının tepesinden inmedi....


Canım gezmekten o kadar yoruldu ki bir de öğle uykusunu sever.Dönercide masada uyuya kaldı.Ellerini jolly dişledi.Jolly kim mi? babannemizin küçük köpeği...


Babasıyla birlikte çarpışan otolarda, arabayı ustalıkla kendi kullandı.

İzmir'de yaşadığımız yıllarda;Murat'ın 3 yaşından beri arkadaş olduğu İlker,Cemil ve Figen kardeşlerle aynı apartmanda oturuyorduk.Aynı apartman dediğime bakmayın sanki hep birlikte yaşıyorduk.Cemil'in de o zamanlarda nişanlısı vardı ,Gülnur.Bizim yani Figen, Gülnur ve benim gecemiz gündüzümüz bir aradaydı.Çok güzel günler yaşamıştık.O dönemde ben yeni evliydim.Onlar nişanlı.Tabi geçen zaman sürecinde onlarda evlendi.Önce Gülnur'un kızı Ece doğdu.Sonra Figen'in Yiğit'i.İkisi de büyümüş pek tatlı olmuşlar.O gece Bostanlı'da bir kafeye gittik.Ve üçünü saldım çayıra Allah kayıra dedik.Çil yavrusu gibi dağıldılar ortalığa.Ece gelirken başka kıyafetleydi giderken başka..Çünkü küçük bir su birikintisine girdi.Yiğit ise büyük adam gibi basketbol oynayanların peşinden ayrılmadı.Ege'yi hiç sormayın bile.Üçünü bir araya getiripte fotoğraf bile çekemedik.Ama olsun canları sağolsun.Allah'ım onlara uzun ve güzel bir ömür versin....

Hiç yorum yok: